Doç. Dr. Hakan Kına.
Beyin ve Sinir Cerrahisi
15 yılı aşkın klinik deneyim, uluslararası eğitim ve araştırma geçmişiyle, en güncel cerrahi teknikler ve hasta odaklı yaklaşımla hizmetinizdeyim.
- Kafa Tabanı Cerrahisi
- Nöroonkoloji
- Nörovasküler Cerrahi
- Omurga Cerrahisi
- Bel Fıtığı
- Boyun Fıtığı
- Nöroanatomi
Hakkımda
Uluslararası deneyim ve akademik altyapıyla beyin ve sinir cerrahisi
Nöroşirürji diğer bir deyişle beyin ve sinir hastalıkları, beyin ve omurilik dokusundan kaynaklanan ya da bu dokulara baskı yapan tümörlerin tedavisinin yanı sıra bel ve boyun fıtığı başta olmak üzere, kafa ve omurilik yaralanmaları, beyin damar tıkanıklıkları ve beyin kanamaları, beyni ve omuriliği besleyen damarlarda oluşan anevrizma gibi hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen bilim dalıdır.
2004 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları EAH'de uzmanlık eğitimimi tamamladım. Amerika Birleşik Devletleri'nde University of Wisconsin Nöroşirürji Bölümü'nde araştırma görevlisi ve klinik gözlemci olarak çalıştım.
Uzmanlık Alanları
İleri cerrahi tekniklerle geniş bir yelpazede tedavi hizmetleri
Kafa Tabanı Cerrahisi
Kafa tabanı tümörleri ve lezyonlarının mikrocerrahi tedavisi
Nöroonkoloji
Beyin ve sinir sistemi tümörlerinin cerrahi tedavisi
Nörovasküler Cerrahi
Beyin damar hastalıkları ve anevrizma tedavisi
Omurga Cerrahisi
Omurga hastalıkları ve şekil bozukluklarının cerrahi tedavisi
Bel Fıtığı
Bel fıtığı tanı ve mikrocerrahi tedavi yöntemleri
Boyun Fıtığı
Boyun fıtığı ve servikal disk hernisi tedavisi
Periferik Arteryel Girişimler
Periferik damar hastalıklarının cerrahi tedavisi
Nöroanatomi
Sinir sistemi anatomisi eğitim ve araştırma çalışmaları
Hastalıklar ve Tedaviler
Beyin ve sinir cerrahisi alanında tedavi edilen başlıca hastalık grupları
Beyin Tümörleri
Primer ve metastatik beyin tümörlerinin cerrahi tedavisi
Beyin tümörlerinin büyük bir çoğunluğu bulunduğu sınırlı alan içinde kontrolsüz bir şekilde hızla büyüyen ve yayılan kitlelerdir. Primer ve sekonder olarak iki alt türü bulunur.
Primer beyin tümörleri, hastanın yaşamını tehdit eden tümörlerdir ve beyindeki hücre ve yapılardan köken alırlar. Genel olarak genetik ve çevresel faktörler oluşumunda rol oynar.
Sekonder beyin tümörleri ise vücudun herhangi bir bölgesinde başlayarak beyne sıçrama yapan tümör türüdür. Özellikle kolon, akciğer, böbrek ve pankreas kanserleri kan dolaşımı yoluyla beyin tümörü oluşumuna sebep olur.
Beyin tümörü dört evreden oluşur: 1. evre yavaş büyüyen tümörlerdir. 2. evre yavaş büyüyen ancak yakındaki dokuya temas eden tümörlerdir. 3. evre anormal hücrelerin artış gösterdiği ve sağlam dokulara zarar veren tümörlerdir. 4. evre ise hızla büyüyen ve yakında bulunan dokuya hızla yayılan tümörlerdir.
Beyin Damar Hastalıkları
Anevrizma, AVM, karotis stenozu ve damar tıkanıklıkları
Toplumda yaygın olarak görülen beyin damar hastalıkları oldukça çeşitli olduğundan tanı ve tedavi yöntemleri de fazladır. Genellikle beyin cerrahisinde sıklıkla karşılaşılan hastalıklar ve müdahale gerektiren durumlar şöyle sıralanabilir:
- Çeşitli nedenlerden dolayı beyin damar tıkanıklığına bağlı olarak inme ve felç
- Beyin damarında baloncuk şeklinde ortaya çıkan, bazı durumlarda kanamanın da eşlik ettiği hayati risk taşıyan anevrizmalar
- Beyin dokusu ve zarında oluşan beyin kanaması
- Şah damarı tıkanıklığı ya da daralması olarak adlandırılan karotis stenozu
- Arteriyovenöz malformasyonlar (AVM) – beyin damar yumakçığı
- Moya Moya hastalığı
- Beyin kavernomları
Beyin Kanamaları
İntraserebral ve subaraknoid kanamaların acil cerrahi tedavisi
Beyin içinde bulunan atardamar duvarının çeşitli nedenlerden dolayı zayıflaması ile oluşan balonsu yapının yırtılması sonucu oluşan kanamadır. Kanın beyin dokusu içine sızması ve doku tahribatı yapması ile gelişen bu durum genellikle kendiliğinden ya da travmalara bağlı olarak gelişir.
Ani ve şiddetli baş ağrısı, uyuşukluk, güçsüzlük, uyku hâli, mide bulantısı ve kusma, bilinç kaybı, konuşma ve yutma güçlüğü, denge ve görme kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir.
Beyin kanamalarının nedenleri arasında yüksek tansiyon, kafa travması, anevrizma oluşumu, böbrek yetmezliği, damar anormallikleri, kan bozuklukları, beyin tümörü, alkol ve uyuşturucu kullanımı sayılabilir. Erken tedavinin çok önemli olduğu beyin kanamasında beynin yeterince oksijenlenmesi esastır. Çoğu durumda cerrahi müdahale gerekir.
Beyin Anevrizmaları
Beyin damar baloncuklarının mikrocerrahi ve endovasküler tedavisi
Beyin anevrizması, beyin damarlarının duvarında oluşan anormal genişleme veya baloncuklaşmadır. Damar duvarının zayıfladığı noktada kan basıncının etkisiyle bir çıkıntı meydana gelir. Bu çıkıntı zamanla büyüyebilir ve yırtılma riski taşır.
Anevrizma yırtıldığında subaraknoid kanama denilen, beyin zarları arasına kanama oluşur ki bu hayatı tehdit eden bir acil durumdur. Ani başlayan, şimdiye kadar yaşanmış en şiddetli baş ağrısı olarak tarif edilen ağrı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı ve kusma en tipik belirtilerdir.
Tedavide mikrocerrahi klipleme veya endovasküler coiling yöntemleri uygulanır. Anevrizma boyutu, lokalizasyonu ve hastanın genel durumu tedavi seçiminde belirleyicidir. Erken tanı ve müdahale hayat kurtarıcıdır.
İnme (Felç)
İskemik ve hemorajik inmenin acil cerrahi müdahalesi
Beyne giden kan beslenmesinin engellenmesi sonucu meydana gelir. Beyne giden kan akışı engellenir ya da tamamen durursa beyinde hücre ölümü başlar. Buna bağlı olarak beyin hasarlanması meydana gelebileceği gibi, hayatı da ciddi bir şekilde tehlikeye sokar.
İskemik inme: Kan pıhtısının beyin damarlarını tıkaması sonucu oluşur. Hemorajik inme: Beyni besleyen damarların birinde yüksek tansiyona bağlı patlama sonucu beynin hasarlanmasıyla oluşur. Geçici iskemik atak: Beyne giden kan akışının geçici olarak kesintiye uğraması sonucu meydana gelir.
Uyuşukluk, yorgunluk, yüzün bir kısmında hareketsizlik ya da kayma, baş dönmesi, konuşma ve anlama güçlüğü, şiddetli baş ağrıları görülebilir. Sigara ve alkol kullanımı, yüksek tansiyon, obezite, yüksek kolesterol ve diyabet inme nedenleri arasında yer alır.
Bel Fıtığı
Lomber disk hernisi tanı ve cerrahi tedavi yaklaşımları
Bel fıtığı, omurlar arasındaki diskin yırtılarak içindeki jel kıvamındaki çekirdeğin (nükleus pulpozus) dışarı taşması ve omurilik kanalındaki sinirlere baskı yapmasıdır. Hastaların büyük çoğunluğu belde, kalçada ve bacakta yayılan ağrıdan yakınır. Ağrı çoğu zaman öksürme, hapşırma veya efor sırasında artar.
Uzun süre oturma, ağır kaldırma, ani hareketler ve aşırı kilo gibi faktörler bel fıtığı oluşumunu tetikleyebilir. Hastalığın erken döneminde fizik tedavi, ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile semptomlar kontrol altına alınabilir.
Cerrahi tedavi, konservatif tedaviye yanıt vermeyen veya ciddi nörolojik kayıpların geliştiği durumlarda uygulanır. Mikrodiskektomi en sık tercih edilen cerrahi yöntemdir ve günümüzde minimal invaziv tekniklerle başarıyla gerçekleştirilmektedir.
Boyun Fıtığı
Servikal disk hernisi ve omurilik basısı tedavisi
Boyun fıtığı, servikal bölgedeki omurlar arası diskin yırtılması sonucu disk materyalinin omurilik kanalına veya sinir köküne baskı yapmasıdır. Boyunda ağrı, kola yayılan uyuşukluk ve karıncalanma, el becerilerinde azalma ve baş ağrısı en sık karşılaşılan belirtilerdir.
Uzun süre bilgisayar başında çalışma, boynu öne eğik şekilde telefon kullanımı ve yanlış yastık seçimi gibi modern yaşam alışkanlıkları boyun fıtığı riskini artırmaktadır. Erken evrede fizik tedavi, boyunluk kullanımı ve medikal tedavi ile olumlu sonuçlar alınabilir.
İlerleyen veya nörolojik kayıp oluşturan durumlarda anterior veya posterior cerrahi yaklaşımlarla tedavi uygulanır. Gerekli hallerde yapay disk protezi veya füzyon cerrahisi tercih edilebilir.
Omurilik Kanal Darlığı
Spinal stenoz ve sinir kökü basısının cerrahi rahatlatılması
Spinal stenoz, omuriliğin içinden geçtiği kanalın daralması sonucu sinir yapılarına baskı oluşmasıdır. Yaşlanma sürecinde disk dejenerasyonu, eklem kalınlaşması ve bağ dokusunun sertleşmesiyle kanal giderek daralır.
Belde ve bacaklarda ağrı, yürürken artan ve oturunca azalan bacak ağrısı (nörojenik klodikasyon), uyuşukluk ve güçsüzlük en belirgin semptomlardır. Hastalar genellikle kısa mesafelerde durmak ve dinlenmek zorunda kalır.
Konservatif tedaviye yanıt vermeyen olgularda dekompresyon cerrahisi ile kanalın genişletilmesi sağlanır. Gerekli durumlarda stabilizasyon cerrahisi de eklenir. Günümüzde minimal invaziv tekniklerle iyileşme süresi önemli ölçüde kısaltılmıştır.
Omurga Kırıkları
Travmatik ve osteoporotik omurga kırıklarının tedavisi
Omurga kırıkları trafik kazaları, yüksekten düşme gibi yüksek enerjili travmalar veya ileri yaştaki hastalarda osteoporoza bağlı düşük enerjili travmalar sonucu oluşabilir. Kırığın seviyesi, stabilitesi ve sinir yapılarına olan etkisi tedavi yaklaşımını belirler.
Stabil kırıklarda korse ile takip yeterli olabilirken, instabil kırıklarda veya sinir basısı bulunan olgularda cerrahi müdahale gerekir. Vertebroplasti ve kifoplasti gibi perkütan yöntemler özellikle osteoporotik kırıklarda az invaziv tedavi seçenekleri sunar.
Erken dönemde doğru tanı ve uygun tedavi, kalıcı nörolojik hasar riskini önemli ölçüde azaltır.
Bel Kayması (Spondilolistezis)
Omurga kayması ve instabilitenin stabilizasyon cerrahisi
Spondilolistezis, bir omur gövdesinin altındaki omura göre öne doğru kaymasıdır. Genellikle bel bölgesinde görülür ve dejeneratif değişiklikler, konjenital anomaliler veya travma sonucu gelişebilir. Hastalar belde ağrı, bacaklara yayılan uyuşukluk ve yürüme güçlüğünden yakınır.
Kayma derecesi ve hastanın semptomlarına göre tedavi planı oluşturulur. Hafif olgularda fizik tedavi, korse ve ağrı yönetimi yeterli olabilirken, ileri dereceli veya ilerleyici olgularda cerrahi stabilizasyon (füzyon) gerekebilir.
Hipofiz Adenomları
Endoskopik transsfenoidal cerrahi ile hipofiz tümörü tedavisi
Hipofiz bezi, beynin tabanında burun boşluğunun hemen arkasında yer alan ve vücuttaki pek çok hormonal fonksiyonu yöneten küçük ama hayati bir bezdir. Hipofiz adenomları, bu bezden kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir.
Hormon salgılayan adenomlar aşırı hormon üretimine yol açarak akromegali, Cushing hastalığı veya prolaktinoma gibi tablolara neden olabilir. Büyük adenomlar ise görme sinirlerine baskı yaparak görme alanı kayıplarına yol açar.
Tedavide endoskopik transsfenoidal cerrahi altın standarttır. Burun yoluyla, beyin dokusuna dokunmadan tümöre ulaşılır. Bu yöntem hastaya minimum travma ile hızlı iyileşme sağlar.
Kafa Travmaları
Kafa ve omurilik yaralanmalarının acil cerrahi tedavisi
Travma, dış etkenler sonucu oluşan doku ve organ hasarıdır. Omurilik travmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun yaralanması durumuna verilen genel isimdir. Genellikle spor kaynaklı olabilir ya da trafik kazaları, yüksekten düşme, silahlı yaralanmalar gibi olaylar sonrasında görülebilir.
Kafa travmaları ise omurga travmalarına benzer sebeplerle ortaya çıkar. Ancak 15-24 yaşlarında daha sık görülür ve erkeklerde kadınlara oranla 2-3 kat daha fazla görülür.
Kafa ve omurga travmalarında tanı hızlı ve etkin olmalıdır. Sıklıkla tanıda radyolojik görüntülemelerden faydalanılır. Travmanın verdiği hasara bağlı olarak beyin cerrahı hastayı değerlendirdikten sonra gerekli tedaviyi uygular.
Hidrosefali
Beyinde sıvı birikmesi ve şant uygulamaları
Hidrosefali, beyin omurilik sıvısının (BOS) üretim-emilim dengesinin bozulması veya dolaşım yollarının tıkanması sonucu beyin ventriküllerinde aşırı sıvı birikmesidir. Hem yenidoğanlarda hem de yetişkinlerde görülebilir.
Bebeklerde baş çevresinin normalden hızlı büyümesi, bıngıldağın kabarması ve huzursuzluk dikkat çeker. Yetişkinlerde baş ağrısı, bulantı, görme bozuklukları, yürüme güçlüğü ve bilişsel gerileme görülebilir. Normal basınçlı hidrosefali ise yaşlılarda yürüme bozukluğu, idrar kaçırma ve demans üçlemesiyle karşımıza çıkar.
Tedavide en yaygın yöntem şant uygulamasıdır; beyin boşluklarındaki fazla sıvı bir kateter aracılığıyla karın boşluğuna yönlendirilir. Uygun olgularda endoskopik üçüncü ventrikülostomi (ETV) alternatif bir tedavi seçeneğidir.
Epilepsi Cerrahisi
İlaca dirençli epilepside cerrahi tedavi seçenekleri
Epilepsi, beyin hücrelerinde oluşan anormal elektriksel deşarjlar sonucu tekrarlayan nöbet ataklarıyla kendini gösteren kronik bir nörolojik hastalıktır. Hastaların yaklaşık üçte biri ilaç tedavisiyle yeterli nöbet kontrolü sağlayamaz; bu duruma ilaca dirençli epilepsi denir.
İlaca dirençli epilepside cerrahi tedavi ciddi bir alternatif olarak değerlendirilir. Nöbet odağının tespit edilmesi için video-EEG monitörizasyonu, beyin MR ve PET gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Cerrahi seçenekler arasında nöbet odağının çıkarılması (rezektif cerrahi), vagus sinir stimülasyonu (VNS) ve derin beyin stimülasyonu yer alır. Uygun hastalarda cerrahi tedavi ile nöbet kontrolü oranı yüzde 60-80 arasındadır.
Trigeminal Nevralji
Yüz ağrısının mikrovasküler dekompresyon ile tedavisi
Trigeminal nevralji, yüzün duyusal innervasyonunu sağlayan trigeminal sinirin irritasyonu sonucu gelişen, ani ve şiddetli yüz ağrılarıyla karakterize bir durumdur. Ağrı genellikle yüzün bir yarısında, elektrik çarpması tarzında, birkaç saniye süren ama son derece dayanılmaz nöbetler şeklinde ortaya çıkar.
Yemek yeme, diş fırçalama, konuşma hatta yüze dokunan rüzgâr bile ağrıyı tetikleyebilir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu hastalık çoğunlukla beyin sapı yakınında bir damarın sinire baskı yapmasından kaynaklanır.
İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda mikrovasküler dekompresyon cerrahisi altın standart tedavidir. Bu yöntemde sinire baskı yapan damar ayrılarak arada küçük bir tampon yerleştirilir. Ayrıca gamma knife radyocerrahi ve perkütan yöntemler de alternatif tedavi seçenekleridir.
Çocukluk Çağı Beyin ve Sinir Hastalıkları
Pediatrik nöroşirürji: konjenital anomaliler ve çocukluk tümörleri
Pediatrik nöroşirürji anne karnından 18 yaşına kadar olan süreçte oluşan beyin ve sinir hastalıkları ile ilgilenir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır:
- Doğumsal beyin kanamaları
- Doğumsal sinir sistemi bozuklukları
- Beyin omurilik sıvısındaki artış (Hidrosefali)
- Omurga şekil bozuklukları
- Kafa ve omurilik yaralanmaları
- Kafatası şekil bozuklukları (Kraniyosinostoz)
- Omurilik kapanma defektleri (Spina bifida)
- Beyin ve omurilik tümörleri
- Araknoid kist
- Epilepsi ve diğer hareket bozuklukları
Akademik Kariyer
Eğitim, deneyim ve sürekli mesleki gelişim
Eğitim ve Deneyim
Iğdır Devlet Hastanesi
Beyin Cerrahisi Kliniği – Uzman Doktor
University of Wisconsin 🇺🇸
Dept. of Neurosurgery – Research Fellow & Clinic Observer
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Nöroşirürji Kliniği – Research Fellow
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman EAH
Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları – Uzmanlık
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi
Tıp Eğitimi
Kurs ve Sertifikalar
32. ve 33. Türk Nöroşirürji Derneği Yıllık Bilimsel Toplantıları (2018, 2019)
Temel Nöroşirürji Kursları – Dönem 3 & 4 (2016–2019)
Spinal Enstrümantasyon Teknikleri Kursu – 2017
İstanbul Hipofiz Sempozyumu ve Endoskopik Endonazal Kafa Tabanı Cerrahisi Kursu – 2017
Türkiye Omurga Cerrahisi Çekirdek Eğitim Programı & Eurospine Modül Kursları (2017)
11. ve 12. Sinir Sistemi Cerrahisi Kongreleri (2015, 2016)
Onkolojik Cerrahi, Travma, Nörovasküler Cerrahi Temel Kursları – İzmir (2016–2017)
Sakrum Kompleksi Omurga Rekonstrüksiyonları Kursu – 2015
Omurga & Periferik Sinir Cerrahisi Kursları – 2013–2014
IO-Flex & IO-Tome Training Course – 2014
Yayınlar ve Üyelikler
Akademik yayınlar, kongre sunumları ve mesleki üyelikler
The Tonsillouvular Fissure Approach: Access to Dorsal and Lateral Aspects of the Fourth Ventricle.
Frontal lobe intracerebral schwannoma mimicking metastatic lesion in a patient with papillary thyroid carcinoma.
Endoscopic Endonasal Transclival Resection Of The Upper Clival Meningioma: Technical Note.
Late Postoperative Rhinological Complications After Microscopic Transnasal Hypophysectomy.
Endoscopic Endonasal Transsphenoidal Surgery: A Retrospective Evaluation of 100 Cases.
Neurosurgery Intensive Care Unit Infections; Single Center Retrospective Study.
All Levels Pedicle Screw For Decompression And Correction In Degenerative Lumbar Spine Scoliosis: Short-Term Results.
Spinal Hydatid Disease: Three Cases Presentation.
Spina Bifida.
Lumbar Intradural Disc Herniation; A Case Report.
Tethered Kord Sendromu ve Cerrahi Yaklaşım.
Ventrikülo-Peritoneal Şant Cerrahisi Sonrası Bilateral Kronik Ossifiye Subdural Hematom.
Servikal Kordun Penetran Bıçak Yaralanması: Olgu Sunumu.
Our Clinical Experiences: Thoracic Outlet Syndrome.
Case Report: Supratentorial Metastas In Medulloblastom.
Case Report: Aggressive Surgery For Sacral Chordoma.
Complications In Transnasal Transsphenoidal Adenoctomy. Evaluation Of 113 Patients.
Evaluation of Spinopelvic Parameters in Patients with Recurrent Lumbar Disc Herniation.
Retrospective Analyse of 64 Cases with Trigeminal Neuralgia Which has Been Applied Microvascular Decompression Surgery.
Serebral Plastisite
Hidrosefali Genetiği
Düşük Basınçlı Hidrosefali
Mesleki Üyelikler
İletişim
Randevu ve bilgi almak için bizimle iletişime geçin
Telefon
+90 544 669 79 42Çalışma Saatleri
Pazartesi – Cumartesi: 08:00 – 17:00